Ekipten

Oyuncu-Yazar-Yönetmen:


Beş yaşımdayken dedem Âli Konakçı’nın elimden tutup da götürdüğü “Pinokyo” oyunuyla tanıştım tiyatroyla. Antrede beklerken oyunculardan birkaçının gelip birazdan izleyeceğimiz şeyin sadece bir oyun olduğunu, kötü karakterlerin de iyi karakterlerin de birer oyuncu olduklarını, salondan çıktıktan sonra onların tekrar insan olacaklarını, sahnede sadece karakterleri canlandırdıklarını söylediklerinde hiç etkilenmemiştim bundan çünkü O zamanlar Noel Baba’nın ya da öcünün gerçek olmadığının farkındaydım. Ancak oyun esnasında, o kadar etkilenmiştim ki oyuncuların oynadığı rollerden, tiyatronun aslında dünyamızdaki tek sihir olduğunu fark etmiştim. Tiyatro sihirli bir şeydi, çünkü oyuncular sahne üstünde bambaşka karakterlere bürünmüş, yoktan bir bütün yaratmışlardı. Bu sihirden başka bir şey olamazdı. Gerçek dünyada sihir diye bir şey olmadığına beni ikna etmişlerdi. Peki ya bu tiyatro oyunu sihrin ta kendisi değil miydi?



İçime işleyen ve beni büyüleyen sihir, lise yaşamım boyunca beni de oyuncular gibi birer sihirbaz olma isteğiyle yanıp tutuşturdu. Üniversiteye başladığımda aklımda çocuk oyunu oynamak gibi bir düşünce yoktu. Hakan Emre Ünal, Bilgi Tog’un tiyatroya ulaşamayan çocuklara tiyatroyu götürme projesiyle beni çocuk oyunu ile tanıştırdı. Sonraları kendime şunu sordum, “Ben şanslıydım, beni tiyatroya götüren bir dedem vardı ve onun sayesinde bu sihrin dipsiz zevkini fark etmiştim. Peki ya ben buna nasıl teşekkür edebilirdim?”. Cevap tabii ki de çocuk oyununu anlamak ve birçok çocuğa bu sihri tattırmaktan geçiyordu.



Bu amaçla yola çıktığımız projede, amacımız Türkiye çapında, çocukları tiyatronun sihriyle tanıştırmak ve onlara bu kültürün ilk tohumlarını ekmek. Projeye başladığımızda başımıza telif hakkı sorunu çıktı. Ve zaten küçük bir bütçe ile çalışmak durumunda kaldığımız bu projede, telif hakkına ayıracak bir bütçemiz yoktu. Ancak bu bir sorundan öte bir başlangıç noktası oldu bizler için. Çocuk oyunu konusunda açlık sınırında olan ülkemize bir çocuk oyunu kazandırmaktan ötürü sihrin başka alanlarını da keşfetmiş olduğum için bir doyum içerisindeyim.
Projenin gerçekleşmesi aşamasında bizden desteğini esirgemeyen herkese teşekkürü borç biliriz. Umarız ki projemiz birçok çocuğun tiyatronun sihrini yakalamasına ve gelecekte onların da birer sihirbaz olmasına katkıda bulunur.

Teşekkürler dede,

N.Yavuz Çalışır


Oyuncu-Proje Sorumlusu:

 İstasyon Oyuncuları "Robin Hood Projesi"nin çıkış noktası oyunumuzun da yazarı olan N.Yavuz Çalışır'ın "Renkler Cumhuriyeti" adlı çocuk oyununu seyretmemle oluştu. Seyirciler arasındaki minik ellerin alkışları büyülü tiyatro sahnesine bir kez daha sihir katıyor, gözlerindeki ışıltıyla oyuncuları da içine alan kocaman bir mutluluğa dönüşüyordu. Biraz tatlı kıskançlık biraz da hayranlıkla hem büyülenelim, büyülenirken de bir şeyler yapalım derdiyle bu yola çıktık. Umarım bu sihrin devam etmesinde küçük de olsa bir katkımız olur. Projeye destek veren herkese teşekkür ederim.


Çağhan Süzgün